Samuray Arıları, Kahverengi Kokarcaya Karşı: Türkiye'nin En Büyük Biyolojik Savaşı
- EE Admin

- 13 Eki
- 2 dakikada okunur

Karadeniz'in yemyeşil fındık bahçelerinden evlerimizin duvarlarına kadar her yeri saran yeni bir tehditle karşı karşıyayız: Kahverengi Kokarca (Halyomorpha halys). Asya kökenli bu istilacı böcek, sadece kötü kokusuyla değil, tarım ürünlerine verdiği devasa zararla da bölge halkı ve Türkiye ekonomisi için büyük bir kabusa dönüşmüş durumda. Fındık rekoltesinde %50'ye varan kayıplara neden olan bu "çok yiyen" zararlı, nasıl oldu da Karadeniz'i mesken tuttu? Bilim bu istilanın nedenlerini nasıl açıklıyor ve en önemlisi, bu kabustan kurtulmak için neler yapılıyor?
Kahverengi Kokarca, küresel ticaretin istenmeyen bir "otostopçusu". Doğal yaşam alanı Çin, Japonya ve Kore olan bu böcek, uluslararası ticaret ve lojistik kanalları aracılığıyla önce Kuzey Amerika'ya, ardından Avrupa'ya yayılarak milyonlarca dolarlık tarımsal zarara yol açtı. Türkiye'ye girişi ise 2017 yılında iki farklı yoldan oldu: İstanbul üzerinden küresel ticaretle ve Artvin üzerinden Gürcistan sınırından karayoluyla. Özellikle Gürcistan'da 2016'da yaşanan büyük salgın, Karadeniz Bölgesi'ndeki mevcut popülasyon patlamasının ana kaynağı oldu.

Karadeniz Neden "Mükemmel Bir Hedef" Haline Geldi?
Bu istilacı böceğin Karadeniz'de bu kadar hızlı ve yıkıcı bir şekilde yayılmasının arkasında üç temel neden yatıyor:
İklimsel Uyum: Karadeniz Bölgesi'nin ılıman iklimi, böceğin üremesi ve kışı korunaklı alanlarda (evler, depolar) kolayca atlatması için mükemmel koşullar sunuyor.
Doğal Düşman Eksikliği: İstilacı türlerin en büyük avantajı, yeni geldikleri ekosistemde onları avlayacak doğal düşmanlarının olmamasıdır. Kahverengi Kokarca'nın anavatanındaki en büyük düşmanı olan Samuray Arısı'nın (Trissolcus japonicus) Türkiye'de doğal olarak bulunmaması, böceğin popülasyonunun kontrolsüzce patlamasına neden oldu.
Zengin Menü: Karadeniz, kokarcanın en sevdiği yiyeceklerle dolu bir açık büfe gibi. Fındık başta olmak üzere kivi, elma, mısır, domates ve biber gibi 300'e yakın bitkiyle beslenebilen bu "polifag" (çok yiyen) zararlı, bölgenin tarımsal zenginliğini kendi lehine kullanıyor.
Sadece Fındık Değil, Ulusal Ekonomi Tehdit Altında
Türkiye, dünyanın en büyük fındık üreticisi ve ihracatçısı. Kahverengi Kokarca'nın fındık rekoltesinde bazı bölgelerde %50'ye varan kayıplara neden olması, bu istilanın sadece yerel bir tarım sorunu değil, aynı zamanda ulusal bir ekonomik güvenlik meselesi olduğunu gösteriyor. Böceğin emerek içini boşalttığı fındıklar, kalitesizleşerek hem üreticinin gelirini hem de ülkenin ihracat potansiyelini tehdit ediyor. Fındığın yanı sıra, bölgenin diğer önemli ürünleri olan çay ve kivi de risk altında.

Mücadele Başladı: Samuray Arıları Sahada
Peki, bu istilaya karşı ne yapılıyor? Tarım ve Orman Bakanlığı, çok yönlü bir mücadele programı yürütüyor.
Kışlak Mücadelesi: Böceklerin kış uykusuna yattığı ev, depo gibi kapalı alanlarda yapılan toplu ilaçlamalar, bahar aylarında tarlalara yayılacak popülasyonu azaltmayı hedefliyor.
Kimyasal ve Biyoteknik Yöntemler: Tarım arazilerinde ruhsatlı ilaçlar ve böcekleri tuzaklara çeken "cezbet-öldür" sistemleri kullanılıyor.
Biyolojik Mücadele (En Önemli Adım): Uzun vadeli ve en sürdürülebilir çözüm olarak görülen Samuray Arısı projesi hayata geçirildi. Laboratuvarda üretilen bu faydalı arılar, 2023 yılından itibaren Karadeniz Bölgesi'nde doğaya salınmaya başlandı. Samuray Arıları, Kahverengi Kokarca'nın yumurtalarının içine kendi yumurtalarını bırakarak, zararlının üremesini doğal yollarla engelliyor. Bu, kimyasal kullanmadan ekolojik dengeyi yeniden kurmayı amaçlayan, uzun soluklu bir strateji.
Kahverengi Kokarca istilası, küresel ticaretin ve iklim değişikliğinin getirdiği risklere karşı ne kadar hazırlıklı olmamız gerektiğini gösteren acı bir ders. Samuray Arılarının doğada dengeyi kurması zaman alacak. Bu süreçte, hem çiftçilerin hem de vatandaşların kışlak mücadelesine katılması, biyolojik mücadele alanlarında aşırı kimyasal kullanımından kaçınması ve yetkililerin sınır ötesi izleme sistemlerini güçlendirmesi gerekiyor. Bu, sadece bir böcekle değil, ekolojik dengenin bozulmasıyla verilen uzun soluklu bir savaştır.




Yorumlar