18-24 Mayıs Haftalık Yeşil Bülten: Orman Yasası ve Yerel Ekoloji Mücadeleleri
- EE Admin
- 1 dakika önce
- 4 dakikada okunur
Türkiye ekoloji gündemi, 18-24 Mayıs haftasında orman alanlarının hukuki statüsündeki kritik değişimler, yenilenebilir enerji projelerinin mera alanları üzerindeki mülkiyet baskısı ve fosil yakıt ekonomisinin toplumsal maliyetlerini ortaya koyan raporlarla şekillenmiştir. Bir analiz perspektifiyle, bu hafta yayımlanan kararlar ve raporlar, Türkiye'nin çevre politikasının "koruma" odağından "tahsis" odağına kayışını teyit etmektedir.

Haftanın Odak Noktası: 23 İlde Orman Sınırlarının Değişimi
19 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 11346 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye genelinde geniş çaplı bir orman sınırı değişikliği yürürlüğe girmiştir.
Yasal Dayanak: Ek 16. Madde’nin Teknik Analizi
Söz konusu karar, 6831 sayılı Orman Kanunu’na 2018 yılında eklenen ve hukuk çevrelerinde tartışmalara neden olan "Ek 16. Madde" uyarınca alınmıştır. Bu madde teknik olarak şu alanların orman sınırları dışına çıkarılmasına cevaz vermektedir:
Bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler.
Maddenin yürürlüğe girdiği tarihte üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan; taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanlar.
Etkilenen Bölgeler ve Alan Büyüklüğü
Kararla birlikte toplam 935.919,63 metrekare (yaklaşık 93,6 hektar) alan orman statüsünden çıkarılmıştır. Sınır değişikliğinden etkilenen 23 il şu şekildedir: Artvin, Aydın, Balıkesir, Bingöl, Bursa, Denizli, Elazığ, Gümüşhane, Karabük, Kocaeli, Kütahya, Malatya, Mersin, Muğla, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Uşak ve Zonguldak.
Özellikle ekolojik hassasiyeti yüksek olan Muğla ilinde; Fethiye Patlangıç, Marmaris Çamlı ve Çetibeli, Menteşe Sarnıç, Seydikemer Uğurlu ve Yatağan Yukarıyayla bölgelerindeki parsellerin orman dışına çıkarılması, bölgedeki ikincil konut ve turizm baskısını artırma potansiyeli taşımaktadır.
Tahsis ve Telafi Mekanizması: "İki Kat" Kuralı
Karar uyarınca, orman sınırları dışına çıkarılan alanların ekosistem kaybını telafi etmek amacıyla bir tahsis mekanizması işletilecektir. Buna göre, orman dışına çıkarılan her bir alanın yerine, bu alanların iki katından az olmamak üzere yeni alan tahsisi yapılacaktır.
Bu süreçte; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü, Hazine mülkiyetinde veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazları Orman Genel Müdürlüğü'ne "orman tesis etmek" üzere devredecektir. Ancak bir ekoloji analisti olarak belirtmek gerekir ki; on yıllar içinde oluşmuş bir orman ekosisteminin kaybı, herhangi bir Hazine arazisinin kağıt üzerinde orman alanı olarak tanımlanmasıyla biyolojik olarak telafi edilemez.
Uzman Görüşleri ve Eleştiriler: Orman Bütünlüğü Risk Altında
Düzenleme, "orman bütünlüğünün parçalanması" ve "fiili işgallerin yasallaşması" risklerini beraberinde getirmektedir.
Yapılaşma Baskısı: İnan Mutlu gibi aktivistlerin dikkat çektiği üzere; Balıkesir, Aydın ve Muğla gibi rant değeri yüksek illerdeki bu değişikliklerin madencilik, villa yapımı ve betonlaşmanın önünü açacağı endişesi hakimdir.
Siyasi Eleştiri: EMEP Milletvekili İskender Bayhan, bu düzenlemeyi yürütmeye verilmiş sınırsız bir "ormansızlaştırma yetkisi" olarak tanımlamaktadır.
Ekolojik Parçalanma: Küçük parsellerin orman dışına çıkarılması, orman ekosistemlerini fragmante ederek yaban hayatı koridorlarını bozmakta ve yangın riskine karşı direnci zayıflatmaktadır.
Van ve Ağrı’da Mera-GES Çatışması
Yenilenebilir enerjiye geçiş süreci, yerel hayvancılık ekonomileriyle karşı karşıya gelmeye devam etmektedir.
Van/Yeşilalıç (Pagan): Saray ilçesinde 1400 dönümlük mera alanına Masfen Enerji ve Chen Solar firmaları tarafından kurulmak istenen GES projesi köylülerin direnişiyle karşılaştı. Bölge halkı, bu alanın hayvancılık için tek geçim kaynağı olduğunu belirterek 500 imza topladı.
Hukuki Dayanak: Mahalle muhtarlığı, söz konusu alanın 1991 yılı kadastrosuna mera olarak tescil edildiğini vurgulayarak, projenin hukuksuzluğunu dile getirdi.

DEM Parti Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya şu kritik soruları yöneltti:
Van’da çiftçilerin rızası dışında kurulan GES’ler, Nisan 2026 tarihli “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik” ile örtüşmekte midir?
GES projelerinden etkilenen toplam mera alanı ne kadardır ve bu durumdan kaç çiftçi etkilenmektedir?
Yurttaşların 500 imzalı itirazına rağmen proje neden durdurulmamaktadır?
Mera alanlarının korunması ve hayvancılığın gelişmesi için bakanlık tarafından hangi tedbirler alınmaktadır?
Ağrı Notu: Benzer bir direnç Ağrı'da yaşanmış, şirket yetkililerinin sahaya girişi meralarını korumak isteyen köylüler tarafından engellenmiştir.
Ekonomik Veri: Kömürün Gizli Maliyeti ve Adil Çıkış
Greenpeace Türkiye’nin yayımladığı "Türkiye’de Kömürün Gizli Maliyeti" raporu, fosil yakıt bağımlılığının ekonomik yükünü rakamlarla ortaya koymaktadır.
Maliyet Kalemi | Yıllık Toplam (Milyar TL) |
Sağlık ve Çevre Etkileri | 398,1 |
Devlet Sübvansiyonları | 133,7 |
Yenilenebilir Alternatiflere Göre Ek Maliyet | 60,1 |
Toplam Gizli Maliyet | 592 Milyar TL |

Adil Çıkış Analizi: Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Emel Türker Alpay, kömürden "adil çıkış" planının eksikliğine vurgu yapmaktadır. Bir planın olmaması, madenlerdeki ve santrallerdeki işçilerin geleceğini belirsizliğe itmekte ve yerel ekonomileri çöküş riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Oysa son 10 yılda güneş enerjisi maliyetlerindeki %77'lik düşüş, temiz enerjiye geçişin hem ekonomik hem de çevresel bir zorunluluk olduğunu kanıtlamaktadır.
Haftalık Kısa Haberler ve Ekolojik İhlaller
Kazdağları Teknik Denetim İflası: 6 bin hektarlık maden alanı için yapılan bilirkişi keşfinin drone ile sadece 20 dakikada tamamlanması, bilimsel ve teknik denetim yetersizliğinin vardığı noktayı göstermektedir. Bu yöntemle ekosistemin bütünselliğinin analiz edilmesi teknik olarak imkansızdır.
Endüstriyel Kirlilik: Harşit Çayı'na zehirli atık boşalttığı tespit edilen Alagöz Madencilik hakkında TÜKODER suç duyurusunda bulundu. Kastamonu'da bir dereye kimyasal atık karıştığı, Rize İkizdere'de ise Kalapotamaz Deresi'nin kirlilik nedeniyle köpürdüğü raporlandı.
Deniz Kirliliği ve Tür Koruma: Antalya’da 500 metrelik hayalet ağ temizlenirken, Tekirdağ Şarköy’de zehirli pusula denizanası uyarısı yapıldı. Olumlu bir gelişme olarak; Karaburun ve Foça kıyılarında Akdeniz fokları için koruma ve izleme çalışmaları başlatıldı.
18-24 Mayıs haftası, Türkiye ekoloji mücadelesinin hem mevzuat salonlarında hem de meralarda sürdüğünü göstermiştir. Orman Kanunu'ndaki esnemeler, mülkiyet rejimindeki belirsizlikler ve enerji politikalarındaki vizyon eksikliği (kömür ısrarı ve plansız GES yerleşimi), ekolojik krizi derinleştirmektedir. "Adil Geçiş" ve "Bütüncül Koruma" ilkeleri acilen çevre politikasının merkezine yerleştirilmelidir.
