top of page

Umut Var: 2025'in 5 Büyük İklim Zaferi

Umut Var: 2025'in 5 Büyük İklim Zaferi

İklim değişikliğiyle ilgili haber akışı genellikle karamsar bir tablo çizer. "İklim kıyameti" senaryoları, rekor seviyelere ulaşan fosil yakıt emisyonları ve gezegenin sınırlarının zorlandığına dair uyarılar, umutsuzluğa kapılmayı kolaylaştırabilir. Ancak bu endişe verici manşetlerin gölgesinde, 2025 yılı boyunca gezegenimiz için kazanılmış önemli ve dikkate değer zaferler de yaşandı. Bu makale, genellikle gözden kaçan ancak geleceğe dair umudu tazeleyen beş büyük iklim başarısını mercek altına alıyor.


Adalet İklimle Buluşuyor: Mahkeme Kararı İnsan Hakkı Dedi


Temmuz ayında, Birleşmiş Milletler'in en yüksek mahkemesi olan Uluslararası Adalet Divanı (UAD), iklim adaleti mücadelesinde bir dönüm noktası niteliğinde karar aldı. Mahkeme, 132 sayfalık kapsamlı görüşünde, "temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir çevrenin" tıpkı suya, gıdaya ve barınmaya erişim gibi temel bir insan hakkı olduğunu teyit etti. Bu karar yasal olarak bağlayıcı olmasa da, büyük kirleticileri sorumlu tutmak ve iklim değişikliğinden en ağır şekilde etkilenen toplulukları güçlendirmek için sağlam bir hukuki zemin oluşturuyor. Bu karar, özellikle iklim değişikliğinin etkilerine karşı en savunmasız olan küçük ada devletlerinin, büyük emisyon yayan ülkelere ve şirketlere karşı açacakları davalarda manevi ve hukuki bir dayanak noktası oluşturacaktır.


Bu hukuki zafer, gezegenin en büyük ve en az korunan ekosistemlerini güvence altına almayı hedefleyen diplomatik bir başarıyla el ele ilerliyor.


İklim Adaleti

Mavi Gezegenin Korunması: Okyanuslar Nihayet Koruma Altında


Avrupa Birliği ve üye devletleri, dünya okyanuslarının neredeyse üçte ikisini kaplayan ulusal suların dışındaki deniz yaşamını korumayı amaçlayan "tarihi" Açık Denizler Antlaşması'nı onayladı. Bu antlaşma, aşırı avlanma, kirlilik ve biyoçeşitlilik kaybı gibi tehditler altındaki okyanus ekosistemleri için kritik bir koruma kalkanı sağlıyor. Antlaşma, 2030 yılına kadar dünya okyanuslarının en az %30'unu koruma altına alma hedefini doğrudan destekleyerek gezegenimizin mavi kalbini korumak için atılmış dev bir adımdır.


"Biyoçeşitlilik ve iklim krizleriyle yüzleşmede AB liderliği esastır. Bu cesur hamle, okyanus korumasının isteğe bağlı olmadığına, bunun küresel bir öncelik olduğuna dair net bir mesaj gönderiyor."  Nathalie Rey, High Seas Alliance

Okyanuslarımızı korumaya yönelik bu diplomatik irade, gezegeni besleyen enerji sistemlerini dönüştüren teknolojik devrimle paralel ilerliyor.


Güneş ve Rüzgar Sahneye Çıkıyor: Kömürün Saltanatı Sona Eriyor


2025, yenilenebilir enerjinin yükselişinin somut verilerle kanıtlandığı bir yıl oldu. Yılın ilk yarısında küresel güneş enerjisi üretimi rekor bir artışla %31, rüzgar enerjisi üretimi ise %27,7 oranında büyüdü. Tarihte ilk kez yenilenebilir enerji kaynakları, kömürden daha fazla elektrik üretti. Güneş enerjisi artık "dünyanın en ucuz güç kaynağı" olarak kabul ediliyor ve bu teknolojik devrim, ekonomik gerçeklerle de destekleniyor. Lityum iyon pillerin fiyatlarının 2010'dan bu yana %89 oranında düşmesi, güneş ve depolama sistemlerini gaz santralleri kadar uygun maliyetli hale getirerek temiz enerjiye geçişi her zamankinden daha mantıklı kılıyor.


Temiz enerjideki bu ekonomik ve teknolojik patlama, uzun süredir devam eden bir ekonomik mitin de sonunu getiriyor.


rüzgar enerjisi

Eski Bir Miti Yıkmak: Ekonomi Büyürken Emisyonlar Düşebilir


Yıllardır süregelen "ekonomik büyüme için emisyon artışı kaçınılmazdır" miti, 2025'te güçlü verilerle çürütüldü. Enerji ve İklim İstihbarat Birimi'nin (ECIU) raporu, çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu: Küresel GSYİH'nin %92'si ve küresel emisyonların %89'u, ekonomik büyümeyi karbon emisyonlarından ayırmayı başarmış (göreli veya mutlak olarak) ekonomilerde üretiliyor. Bu ayrışmanın arkasındaki en büyük itici güç, güneş ve rüzgar gibi teknolojilerin artık fosil yakıtlara karşı sadece çevresel değil, aynı zamanda ezici bir ekonomik üstünlük kurmasıdır. Yeşil bir ekonominin sadece mümkün değil, aynı zamanda mevcut bir gerçeklik olduğu kanıtlanmıştır.


"Bize sürekli dünyanın büyümeyi durdurmadan emisyonları azaltamayacağı söyleniyor. Tam tersi oluyor. Ayrışma artık istisna değil, norm haline geldi ve emisyonları mutlak anlamda azaltan ekonomilerin sayısı giderek artıyor." John Lang, ECIU Net Zero Tracker Lideri

Bu büyük ölçekli yasal, diplomatik ve ekonomik değişimler, en nihayetinde doğa üzerinde somut ve olumlu etkiler yaratıyor.


40 Yıllık Çabanın Meyvesi: Yeşil Deniz Kaplumbağaları Tehlikeden Kurtuldu


Doğa koruma çabalarının uzun vadede ne kadar etkili olabileceğinin en dokunaklı örneklerinden biri, 2025 Ekim ayında yaşandı. Yeşil deniz kaplumbağaları, 40 yıllık aralıksız koruma çalışmalarının ardından Uluslararası Doğayı Koruma Birliği'nin (IUCN) Kırmızı Listesi'nde "Nesli Tükenmekte Olan" kategorisinden "Asgari Endişe" kategorisine taşındı. 1970'lerden bu yana küresel popülasyonları yaklaşık %28 artan bu görkemli canlıların geri dönüşü, odaklanmış ve sürdürülebilir koruma stratejilerinin somut ve sevindirici sonuçlar verebileceğinin canlı bir kanıtıdır.


yeşil deniz kaplumbağası

Umudu Büyütmek


2025 yılında elde edilen bu zaferler, birbirinden bağımsız iyi haberler değil, birbiriyle bağlantılı ve birbirini güçlendiren bir ilerleme döngüsünün parçalarıdır. Uluslararası Adalet Divanı'nın yarattığı hukuki zemin, Açık Denizler Antlaşması gibi diplomatik zaferleri daha anlamlı kılıyor. Bu arada, yenilenebilir enerjideki teknolojik ve ekonomik atılımlar, emisyonsuz büyümenin mümkün olduğunu kanıtlayarak bu yasal ve diplomatik hedeflere ulaşmanın artık bir hayal olmadığını gösteriyor. Ve en önemlisi, yeşil deniz kaplumbağalarının geri dönüşü gibi ekolojik başarılar, tüm bu çabaların en nihayetinde gezegenimizin canlı dokusunu onarabileceğini somut bir şekilde gözler önüne seriyor. Karamsarlığa kapılmak yerine, bu başarıların eyleme geçmenin ne kadar önemli ve etkili olduğunu kanıtladığını görmeliyiz.


Peki, bu başarı öykülerinden ilham alarak, bir sonraki büyük iklim zaferini yaratmak için bireysel ve toplumsal olarak hangi adımları atabiliriz?



Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page