top of page

Düşüncelerimizin Bir Anlatıcısı Var Desem?

Düşüncelerimizin Bir Anlatıcısı Var Desem?

Bugün düşüncelerden, düşüncelerimizden bahsetmek istiyorum. Düşüncelerimizle ilgili farkına vardığım bir noktadan da… Soyutlar, görünmezler, dokunulmazlar ama duyulabilirler. Asıl dikkat çekmek istediğim yer duyulabilme kısmı.


Soyut olan bir şey nasıl olur da duyularla hissedilir. Belki de hissetme dediğim şey, zihnimizin içinde aşina olduğumuz sesin varlığına inanmaktır. 


Evet, bahsettiğim şey düşüncelerimizin bir sesi vardır.


Soyut diye bahsetmemin ve kendi sesimizin varlığına inanmaktır dememin nedeni, bu sesi bizim dışımızdaki hiçbir kimsenin duymaması. Ne güzel bir özgürlük alanı değil mi? Doğru yanlış olmadan her düşünceyi en salt haliyle oluşturabildiğimiz özel bir alan. 


Zihnimize, düşüncelerimizin eskiz alanı olarak bakıyorum ben. İlk halleri orada oluşur, geliştirme süreci senin hayal gücünde.


Her anımızda varlığıyla ben buradayım diyor bize. Öylesine iç içedir ki her halimizle, biz bulunduğumuz anda bir olay yaşarken zihnimizde farklı bir zamanda olabiliyoruz. O ses bizi bazen sakinleştiriyor, bazen korkutuyor, bazen heyecanlandırıyor, bazen de kendini tekrara düşen bir yankı olabiliyor. 


Düşüncelerimizin Bir Anlatıcısı Var Desem?

Varlığına inandığımız ses herkeste farklı bir tondadır. Çünkü herkes kendi zihninin sesini kendi sesiyle duyar. Sanki var olduğumuz benliğimizin içinde bir üst benlik var ve hayatımızın iç anlatıcısı gibi bizimle konuşur.


Düşünmek bir nevi konuşmaktır. İnsanın kendi kendine konuşması diye bahsedilen olay aslında insanın aynı anda birden fazla düşünceyi sıralayarak içinden birini veya birkaçını seçme durumudur. Duygu durumumuza göre ses tonu kendini belirler ve o anı onun tonunda yaşayarak deneyimleriz.


Onun tonu dememin bir nedeni var. Kaçımız zihnimizde oluşan düşüncelerimizi kontrollü veya isteyerek oluşturuyoruz? Bizim zihnimizde, bizim ses tonumuzda, bizim duygu durumumuza göre oluşan bir şey ama biz yönlendirme ve yönetme noktasında pek de başarılı olamıyoruz. 


Bence başarılı olmaya da çalışmamak lazım bazı zamanlarda. Her şeyi düzenleme merakımızı bazen rafa kaldırmak çok doğru bir şey olabiliyor. Düşüncelerim bunu benim için yaparken bana düşen sadece ona teşekkür etmek.


Ama bazı zamanlar var ki… İçinde bulunduğun gerçekliğini değiştirmeye daha doğrusu olmasını istediğin gibi görmeye, yaşamaya ihtiyacın olduğun zamanlardan bahsediyorum. Öylesine sert bir dille ben buradayım diyor ki neden kontrol edemiyorum sorusu karşımıza çıkıyor. Yönetme konusunda kendi özgürlüğünü bu kadar da sevmemeli diye düşünüyorum bu kez.


İnsan olmanın bir gerçeği daha kendini yüzüme vuruyor. Biraz önce düzenlemede başarılı olmamıza gerek yok derken şimdi bazı zamanlarda o düzenleme olmalı diyorum. İnsan olmanın gerçeği dediğim şey de bu çelişki. Çelişkiler içinde denge noktasını bulmaya çalışarak yaşamaya devam ediyoruz. 


Düşüncelerimizin Bir Anlatıcısı Var Desem?

Bazen hiç olmayacak şeylerin düşünceleri kendini fısıldıyor kulağımıza. Hiç olmayacak şeyler için yersiz endişeler yaşıyoruz. Bazen olmasına çok güçlü inandığımız şeyler için düşüncelerimizin sesini daha da yükseltiyoruz. Sevdiğimiz bir şarkının çaldığını duyduğumuzda sesini yükselttiğimiz gibi. 


Düşünceler duygu durumumuza göre oluşuyor doğru. Ama düşüncelerimizin duygu durumumuzu da oluşturduğu doğru. Hayatta her şeyin iç içe olduğu gibi bu da kendi özelinde yapıyor esprisini. 


Düşüncelerimizin duygu durumumuzu belirlemesinin en önemli nedeni, beynimizin düşüncelerimizi hayal ve gerçek olarak algılamamasıdır. Düşüncelerimiz oluşurken milyonlarca sinir hücresi arasında dolaşır. Sinir hücreleriyle birlikte vücudumuzun içinde bir yere dokunur. Dokunduğu yeri kendi seçer. 


Aynı düşünceyi tekrar tekrar düşündüğümüzde çok güçlü bir enerji açığa çıkmaya başlar. Süreklilik oluşturan bu oluşum heyecan, sevinç, kaygı, endişe, umut, korku gibi duyguları gerçekmiş gibi algılar. Bunlara karşı yüksek tepki verir.


Yüksek tepki fiziken bir karşılık bulur. Kalp atışı, nefes alıp verme, baş dönmesi, göz kararması gibi gerçek tepkiler verir. Kendini gözlemleyebileceğin bir an yakalarsan aynadaki yansımana dikkatlice bak. Korku hissettiğinde yüzün, bedenin gerilir. Mutluluğu, sevinci hissettiğinde gerginlik yerini sakinliğe bırakır.


Düşüncelerimizin Bir Anlatıcısı Var Desem?

Hiçbir şey yapmadan yorulduğunu hissettiğin zamanlar olmuştur. İnsan düşünerek yorulur mu? Yorulur. Öyle bir yorulur ki hem de. Düşüncelerinde oluşan sadece ihtimal olarak baktığın şeyleri sanki gerçekmiş gibi yaşarsın. Sanal yaşanmışlığın sonunda güçlü ve ağır bir yorgunluk hissedersin. 


Henüz gerçekleşmemiş olayları yaşamış gibi, yapılmamış konuşmaları yapılmış gibi hissettiğin zamanlar olmuştur. Öyle zamanlarda kendini yönünü kaybetmiş gibi hissettiğin oluyor mu? 


Bunu neden soruyorum, çünkü en çok yaşanmamış olan şeyleri gerçekmiş gibi hissedip düşündüğümüz zamanlarda yönümüzü, yolumuzu kaybedebiliyoruz. Gerçek olanla gerçek olmayan öyle bir iç içe giriyor ki zihnimizin içinde çıkış tabelasını arıyoruz.


Zihnimiz hep olumsuz ihtimaller üzerine mi çalışır diye düşünmekten kendimi alamadığım oldu. Ama sonra kendimin rahatlamasına izin vererek sakince düşündüm.


Düşüncelerin sanal gerçekliği başka bir evrilmeyle de kullandığını gördüm.


Hayattaki en kolay seçilebilir yol olumsuzluğu düşünmek, büyütmek, yaşamak üzerine. İnsan olmanın doğası gereği sanırım daha kolay geliyor olumsuzluğu görebilmek. Görmeyi atladığımız, potansiyelimizin farkında olmadığımız özel bir gücümüz olduğuna inanıyorum. 


Olumsuz düşünebiliyorsam bunun tam tersini de yapabilme gücüne sahibim demektir. Var etmek üzerine, inşa etmek üzerine… Güzelliğinden kalplerimizin parlayacağı çoğu şeyi oluşturabiliriz. 


Düşüncelerimizin Bir Anlatıcısı Var Desem?

İç sesin yani düşüncelerin sana neyi sürekli tekrar ederse sen ona inanır duruma gelirsin. Yaşamak istediğin, gerçekleşmesini istediğin, hayal ettiğin her ne varsa hepsini gerçekleşmiş gibi düşün.


Gün içinde kendine belli nefes alanları oluştur. O alanlara çiçek gibi ek tüm bu olumlamaları, güzellemeleri. Tekrar ettiğin her bir düşünce bir süre sonra kendini gerçekleştirmiş gibi hissettirecek. 


Hani bahsettiğim milyonlarca sinir hücresi var ya, işte onlar bu yeni ve olumlu düşüncelerin varlığıyla yeni iletişim yolları oluşturacak. Yeni bir iç dünyan demek olacak.


Düşünce yapımıza göre hayatı olumlu, olumsuz tarafından yaşıyoruz. Bu yüzden insanları pozitif, ruh hali çok yüksek veya karamsar, şikayetçi olarak kategorize ediyoruz. 


Konuşma tarzın, seçtiğin kelimeler, tercih ettiğin ses tonu ile bedenin de değişime uğrar. Ruhunda hissettiğin her duygudan, zihninde oluşturduğun her düşünceden bedenin etkilenir. 


Düşüncelerimizin temelindeki bakış açısı, hayat içindeki bizi oluşturuyor. İçinde ne varsa dışına onu yansıtırsın. İnsanın yüz ifadesinin değişmesinin, beden hareketlerinin değişmesinin nedeni içsel yansımanın dışa vurumudur.


Görünen ve görünmeyen sen olarak bir bütünsün. Birbirinden ayırt edebilmek mümkün değil. Saklayabilmek kolay değil. Düşündüğümüz her şeyi tüm hücrelerimize kadar hissederiz, bu hissetme öyle hızlı gelişir ki tüm benliğimize yayılır. 


Bazı insanlarla görüştüğümüzde ortamın enerjisi değişti, değişen bu enerji benim modumu da değiştirdi dememizin açıklanabilir nedeni budur. 


Karşındaki insanın duygu durumunu kendi üzerine istemsizce alabiliyorsun. Konuşma tarzından da etkilenebiliyorsun. Duygu durumunu, düşüncelerin etkilediği kadar kelimeler de etkiliyor. 


Düşüncelerimizin Bir Anlatıcısı Var Desem?

Seçilen her bir duygu, söylenen her bir söz bulunduğu ortama bir iz bırakıyor.


Kendi içsel yaşamını düzenleyebilirsen yaşam da kolaylaşıyor. Ki çoğu zaman gerçek anlamda zor olduğunu kabul ediyorum, bunun için kendine zaman ve alan tanımalısın. 


Kimsenin duymadığı, kimsenin görmediği ve bilmediği çok sesli zihnimizle kendimiz yaşıyoruz. Kim ne derse desin günün sonunda en çok kendi iç sesimize inanıyoruz. Bu nedenle görünmeyen anlatıcımız olan düşüncelerimizi nasıl eğitebilmediğimiz, yönlendirebildiğimiz oldukça önemli. 


Zihnimizin sesi yaşamımızı düşündüğümüzden çok daha derin ve etkin şekilde etkiler.


Kendi yolunu aydınlat, kendi hayatına ışık tut. Şu düşünceye sıkı sıkı tutun; Hayata nasıl baktığınla ilerleyeceğin yolun, yaşayacağın hayatın içindeki ‘sen’i belirlersin. 


Hayata bakış açının da düşüncelerinden geçtiğini hep hatırla. Düşünceler, duyguya dönüşür. Duygular eyleme…


Mutlulukla kalın :) 


Gizem Görhan Yağmur

Ekolojik Evim Yazarı

8 Yorum

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
suletumaym
21 saat önce
5 üzerinden 5 yıldız

Soyut olaylar hakkında çok kafa yoran birisi olarak; düşüncelerimizin evrendeki büyük bir bilgi havuzundan mı yoksa önceden yaşanan olayların birikimlerinin sonucu olarak mı zihnimize geldiğini merak ediyorum. Neden bazen olumlu ama çoğunlukla olumsuz düşünceler kaplar zihnimizi? Düşündüğümüz şeyler gelecekteki bizin halihazırda yaşamış oldukları şeylerin geçmişteki bizin zihnine yansıması olabilir mi? Dülünce denen eylem büyük bir sır bence. Biz aklımıza kötü bir şey geldiğinde iyisiyle değiştirerek üzerimize düşeni yapalım. Gerisini evrenin insafına bırakalım. Yüreğine sağlık Gizem Görhan Yağmur. Sevgiler.

Düzenlendi
Beğen
Şu kişiye cevap veriliyor:

Ne kadar kıymetli yorumlar, geri dönüşler, çok teşekkür ederim. Sizinle bir noktada buluştuk, ne değerli kesişim♥️🙏🏻


Aslında her şey yaşanmışlığımızdan yola çıkılarak oluşturuluyor.


Bu yüzden izlediğimiz filmler, dinlediğimiz şarkılar, okuduğumuz kitaplar yazılar bize bu derece yakın geliyor. İnsanın anlaşıldığını hissetmesi, yaşadığı şeyde tek olmadığını bilmesi güç veriyor🙏🏻

Beğen

Misafir
21 saat önce
5 üzerinden 5 yıldız

👍👍🫶❤️

Beğen
Şu kişiye cevap veriliyor:

❤️🙏🏻🌸

Beğen

Misafir
bir gün önce
5 üzerinden 5 yıldız

Kaleminize sağlık

Beğen
Şu kişiye cevap veriliyor:

Teşekkür ederimm🍀

Beğen

Habibe
bir gün önce
5 üzerinden 5 yıldız

Zaman zaman kimseyle konuşamadığımızı kendimizle konuşuyoruz. Sanki biriyle konuşmuş gibi rahatlıyoruz. Kalemine yüreğine sağlık, çok güzel olmuş🌹❤

Beğen
Şu kişiye cevap veriliyor:

Teşekkür ederimm❤️ Kelimelerimin sizde karşılık bulması oldukça anlamlı ve değerli🙏🏻✨️

Düzenlendi
Beğen
bottom of page