Plastiklere Karşı Bir Başkaldırı: İki Mühendis Kardeşin Organik Oyuncak Devrimi
- Gürsoy Ünlü

- 6 gün önce
- 5 dakikada okunur
Her şey küçücük bir endişeyle başladı. Yeni doğmuş bir bebeğin, dünyayı ağzıyla keşfederken aldığı her plastik oyuncağın taşıdığı görünmez risklerle... Ve sonra, o endişeyi eyleme dönüştüren sihirli bir cümle kuruldu: "Var mısın Abla?"
İki mühendis kardeş, kurumsal hayatın tecrübesini, annelerinden miras kalan el becerisiyle birleştirdi ve Türkiye'de "sağlıklı oyuncak" kavramını yeniden tanımlamak için yola çıktı. Onların hikayesi, sadece organik pamuk ve güvenli boyalardan ibaret değil. Bu, bir tişörtün üretiminde harcanan 2700 litre suyu onurlandıran, "atık" denilene ikinci bir şans veren, döngüsel ekonomiye ve kadın dayanışmasına adanmış bir iyilik hareketi.
Plastik kirliliğinin ve hızlı tüketimin ortasında, çocukların hayal dünyasına ve sağlığına adanmış bu ilham verici serüveni, Sister Toys'un kurucularından Serap Çatalyürek'ten dinledik

Gürsoy Ünlü: Her şeyin "Var mısın Abla?" cümlesiyle başladığını söylüyorsunuz. Bizi o ana götürür müsünüz? O cümlenin kurulduğu gün nasıldı, neyi değiştirmek istiyordunuz ve bu yolculuğa çıkmaya sizi iten en temel duygu neydi?
Serap Çatalyürek: Küçük Yeğenim yeni doğmuştu, her bebek gibi her şeyi ağzına sokuyordu ve kız kardeşim endişeleniyordu. Kendisi Elektrik Mühendisi, Beyaz Eşya sektöründe danışmanlık yapıyor. Plastik hammaddelerinde bulunan yirmiden fazla zehirli malzeme olabileceğinin farkında. Öyle ki sadece o plastiklerden yapılmış oyuncakları bebekler 1 saat elinde bile tutsa sigara kadar zararlı olabileceğini biliyor. Bu noktada ” Var mısın Abla?” cümlesi bizi harekete geçirdi.
GÜ- Sloganınız "Sağlıklı Oyuncaklar Sağlıklı Nesiller". Günümüzde her yerde oyuncak varken, sizin için "sağlıklı oyuncak" tam olarak ne anlama geliyor? Bu sadece malzemeyle mi ilgili, yoksa bir oyun felsefesini de kapsıyor mu?
SÇ- Haklısınız her yerde oyuncaklar var ancak bizler plastik hammaddenin zararlı yanları olabileceğinin bilincinde olarak “Sağlıklı Oyuncaklar” üretmeye karar verdik.” Sağlıklı oyuncak” ile çocukların, bebeklerin elinde tuttuğu ya da ağzına soksa bile her hangi zararlı madde içermeyen hammaddelerle üretilmiş oyuncak anlatmak istiyoruz. Sağlıklı organik olduğuna dair belgesi olan hammaddeler kullanıyoruz.

GÜ-Pek çok insan benzer hayaller kurar ama harekete geçmekte zorlanır. İki kardeş olarak bu adımı atarken birbirinize nasıl cesaret verdiniz? Bu süreçte bir "yol arkadaşı"na sahip olmanın avantajları nelerdi?
SÇ-Ben Bilgisayar Mühendisiyim Kız Kardeşim Elektrik Mühendisi.
20 yılın üzerinde Özel Sektörde çalıştık. Belli bir tecrübeye sahibiz ve her ikimizde Üretim odaklı düşünüyoruz. Ayrıca El emeği ürünlerin ne kadar kıymetli olduğunun farkında olan kişileriz.
Annemiz ve Teyzelerimiz terzi olarak yetiştirilmiş bizler de onları izlerken aslında çok şey öğrenmişiz.
Ayrıca Kadın Kooperatifi ortağı olarak Kadın dayanışması ve birlikte üretim heyecanının da yaşadığımız için Her zaman hep “Haydi Üretim zamanı” diyerek atölyemizi kurduk.
GÜ-Oyuncaklarınızda GOTS, Oeko-Tex, EN-71 gibi çok önemli sertifikalara sahip malzemeler kullanıyorsunuz. Birçok ebeveyn bu terimlere yabancı olabilir. Bu sertifikalar, bir anne babanın içi rahat bir şekilde çocuğuna oyuncak vermesi için ne anlama geliyor? Bu standartları korumak üretim sürecinizi nasıl etkiliyor?
SÇ-Aslında GOTS sertifikasının önemi şurada başlıyor: Bu belge, tekstil ürünlerinin gerçekten organik olduğunu, üretim süreçlerinin ise hem sürdürülebilir hem de etik olduğunu biz tüketicilere garanti ediyor. Yani GOTS belgesi taşıyan bir ürün seçtiğinizde, aslında kimyasal kullanımını azaltmış oluyorsunuz; çünkü bu sertifikalı ürünlerde zararlı kimyasalların kullanımı oldukça sınırlı. Bu da hem çevreye hem de kullanıcı sağlığına zarar vermeden üretim yapılmasını sağlıyor, su kullanımını ve atık yönetimini düzenleyerek çevresel sürdürülebilirliği doğrudan destekliyor.

Peki, OEKO-TEX sertifikası neden önemlidir? derseniz; o da tekstil ve deri ürünlerinin insan sağlığı ve çevre açısından güvenli olduğunu kanıtlayan bir mühür gibidir. Bu sertifika, ürünlerde azo boyalar veya ağır metaller gibi zararlı kimyasalların bulunmadığını, her şeyin uluslararası standartlara uygun olduğunu bize net bir şekilde gösteriyor.
EN 71, oyuncak güvenliği için Avrupa Birliği (AB) standartlarını belirleyen bir seri standarttır. Bu standartlar, oyuncakların çocuklar için güvenli ve sağlıklı olduğunu sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. EN 71 testleri, oyuncakların çeşitli güvenlik gereksinimlerini karşıladığından emin olmak için yapılır. Bu standartları korumak için hassasiyet gösteriyoruz.
Ayrıca Ekim 2025 tarihinde kendi oyuncaklarımıza da test yaptırdık ve oyuncaklarımız için TS EN 71-3 Belgesini aldık.
GÜ-Sadece organik üretim değil, aynı zamanda "Döngüsel Ekonomi" modelinden ve tekstil atıklarını değerledirdiğinizden bahsediyorsunuz. Bu süreç nasıl işliyor? Bir "atık", sizin atölyenizde nasıl yeniden bir "değere" dönüşüyor?
SÇ-Bir tişörtün üretimi için 2700 litre su, bir kot pantolonun üretimi için 10 bin litre su tüketildiğini biliyor musunuz? Tam da bu noktada zaten bu kadar su tüketilerek, bu kadar emek verilerek üretilen kumaşlar neden tekrar yeni bir şansa sahip olmasın ?
İlk deneyimimiz maalesef deprem zamanı oldu. Deprem sonrası Habitat Derneği öncülüğünde toplanan 2. El kıyafetleri değerlendirerek çocuklara oyuncaklar ürettik.
Bununla ilgili kısa bir videomuzda var. 2XL Tişörtten 8 oyuncak !
Daha sonra işbirliği içinde olduğumuz bir firma ile Otel Tekstil atıklarını değerlendirdik. %100 Pamuk yumuşacık ürünlerden çok sevimli tavşanlar ürettik. Bu tavşanlar otele gelen konuklara armağan ediliyor. İşte zaten üretilen ancak ufak tefek yırtıkları olan ürünlere ( bornoz – havlu) bir şans daha vermiş oluyoruz. Gelen atıkların cinsine göre sadece cocuklar için değil can dostlarımız kedi ve köpekler için de yataklar yapıyoruz, çeşitli ev tekstil ürünleri, aksesuarlar yapıyoruz.
Bazı firmalar için stoklarında bekleyen, onlar için “Atık” olan kumaşlar bizler için “Hammadde” olabiliyor. 2 adet A4 (bir dosya kağıdı) kumaş bize oyuncak yapımı için yeterli oluyor. Gelin Hep birlikte bu atıkları değerlendirelim ve Döngüsel Ekonomiye katkı sağlayalım.

GÜ-Bir oyuncağın tasarım süreci nasıl ilerliyor? Doğadan mı, çocukların hayal dünyasından mı, yoksa pedagojik bir ihtiyaçtan mı ilham alıyorsunuz? Bir fikrin, elle tutulur bir oyuncağa dönüşme serüvenini biraz anlatır mısınız?
SÇ-Yeni bir oyuncak için doğadan ve çocukların hayal dünyasından destek alıyoruz.
Numune çalışmaları bazen uzun sürebiliyor, bir kaç denemeden sonra “Tamam işte bu” dediğimiz noktada İtiraf ediyoruz yeni oyuncaklarla önce biz oynuyoruz
Hayatımıza yeni bir arkadaş gelmiş oluyor.
GÜ-Günümüz oyuncak sektörüne baktığınızda, sizi en çok ne rahatsız ediyor? Plastik kullanımı mı, hızlı tüketim mi, yoksa çocukların hayal gücünü kısıtlayan tasarımlar mı? Sister Toys, bu büyük endüstrinin içinde nasıl bir fark yaratmayı hedefliyor?
SÇ-Bizi en çok Plastik kullanımı rahatsız ediyor. Bizim Organik, Sağlıklı oyuncak üretmeye başlamamızın sebebi de plastiklerden oluşabilecek zararlar zaten. Çocukların hayal güçleri hep olmalı onları desteklemeliyiz. Onlar hayal kurabilsin ki yenilikler olsun. Onlar Hayal kursun ki büyüdüklerinde bu hayallerin peşinde koşsunlar.
GÜ- Bilinçli ebeveynler, çocukları için en doğrusunu arıyor. Onlara ne tavsiye edersiniz? Bir oyuncak seçerken etiketin veya fiyatın ötesinde nelere dikkat etmeliler?
SÇ-Sevgili Ebeveynler, kendinize bir kıyafet alırken nasıl etiketlere ve içeriklerine bakıyorsanız Lütfen çocuklarınıza da oyuncak alırken içeriklerine bakın. Zararlı madde içermemesi çok önemli.
GÜ- Organik ve el yapımı ürünler, seri üretim ürünlere göre doğal olarak daha maliyetli olabiliyor. Bu durumu müşterilerinize nasıl anlatıyorsunuz? Bir oyuncağın gerçek "değerini" neyin belirlediğini düşünüyorsunuz?
SÇ-Maalesef Özellikle internet ortamında “Organik” yazılı olsa da organik olmayan ürünler olabiliyor. Sertifikalı Hammaddeleri araştırmalarını, bu sertifikaların neleri kapsadığını, bu hammaddelerin normallerinden farkını ve daha maliyetli olduğunu açıklamaya çalışıyoruz. Çok marifetli kadınlar olan yol arkadaşlarımızı anlatıyoruz.
GÜ- Bir gün, sizin oyuncaklarınızla büyümüş bir nesil olacak. O neslin, sizin oyuncaklarınız sayesinde yanlarında hangi değerleri ve duyguları taşımalarını hayal ediyorsunuz? Sadece "oynadım" demelerinin ötesinde…
SÇ-Yaşasın 😊
Yeğenim ve torunumdan ( Ben bir Küçük anneanneyim ) deneyimle oyuncaklarını hep yanlarında taşıdıklarını, onlarla uyuduklarını biliyorum. Artık onlar sadece bir oyuncak değil aynı zamanda onların hayal dünyasındaki arkadaşları oluyor.
GÜ- "Var mısın Abla?" diye başlayan bu serüvenin bir sonraki adımı ne? Sister Toys için kurduğunuz en büyük hayal nedir?
SÇ- 3,5 Yıl önce Marka Danışmanımız bize bir resim çizdirmişti. 10 Makinalı bir Atölye çizmiştik. Aralık 2025 tarihinde bir baktık ki biz çizdiğimiz hayali yaşıyoruz. Dikiş makinalarımız, Nakış makinalarımız, bizlerle severek üretim yapan çok becerikli kadınlar ....
Ekiplerimizle öğreniyoruz, üretiyoruz, büyüyoruz.
Hem çocuklar için Hem kadınlar için Atölyemizde üretim durmasın.
GÜ- Son olarak, bu röportajı okuyan ve kendi hayalinin peşinden gitmek isteyen, özellikle kadın girişimcilere ne mesaj vermek istersiniz?
SÇ- Haydi Şimdi gelin O “ilk adımı” atın !
GÜ: Haydi şimdi gelin, o ilk adımı atın!" Sister Toys'un yolculuğu, aslında bu basit ama güçlü çağrının yaşayan bir kanıtı. Bir endişeyle başlayan, dayanışmayla büyüyen ve bilinçli üretimle anlam kazanan bu hikaye, bize bir oyuncağın gerçek değerinin etiketindeki fiyattan çok daha fazlası olduğunu hatırlatıyor. O değer; bir çocuğun sağlığını korumakta, doğaya saygı duymakta, bir kadının emeğini yüceltmekte ve "atık" denilen bir malzemeye yeniden hayat vermekte saklı.
Sister Toys'un kurduğu hayaller ve ürettiği sağlıklı oyuncaklar, belki de geleceğin nesillerine bırakacağımız en değerli mirası fısıldıyor: Daha az tüketen, daha çok hayal kuran, doğayla barışık ve birbirine destek olan bir dünya mümkün.










Yorumlar