Kurulan Her Hayalin Bir Sebebi Vardır
- Gizem Görhan Yağmur
- 4 dakika önce
- 3 dakikada okunur
Bazen bir hayale kapılıp giderim. Öyle büyük, öyle parlak bir hayaldir ki sanki kalbim içeride duramayacak gibi çarpmaya başlar. Gerçekleşmekten uzak gibi görünse de bazı hayaller, içimizde inançla yerleri vardır. Bu inanç sayesinde, birçok sesin ‘çok hayalperestsin’ sözlerine rağmen birçok hayali gerçeğe dönüştürürüz.

Kurulan her hayalin bir sebebi olduğuna inanırım. Bilinç düzeyinde kendimizi fark edemediğimiz çoğu zaman, ruhumuz bize fısıldamaya başlar.
Gerçekleşmeyecek şey hayal edilmez der. İçimizden gelen o ses, hayalin izlerine rastlamıştır ve bu nedenle bize sesleniyordur. Henüz daha zamanı varsa ya da yol uzunsa bizi hazırlamak için emin ve yavaş hareket alır. Evet hala bahsettiğim şey, içimizden gelen o ses.
Kurulan hayallerin gerçekleşmesine olan inancımız yaşla ters orantılı. Yaşımızı ifade eden sayı arttıkça hayallerimizin gerçekleşmesine olan bakışımız da değişiyor. Hayatı daha gerçekçi, bazen sert bazen ciddi taraflarından yaşadıkça ‘olmayabilir’ kelimesi kendince konuşmaya başlıyor. Büyüdükçe daha temkinli, daha mantıklı olmaya başladık.
Önceki yıllarımıza göre hayal gücümüzü biraz fazla kısmış olabilir miyiz? Belki de kalbimiz hala o eski hayallerin bir kısmını saklıyor. Ama söylemeye cesaret edemiyor. Cesaret tamamdır da uygun zamanı bekliyordur belki. Belki de her ikisinin ötesinde ‘neden olmasın?’ diye bir sesi duymayı bekliyor. Ve sonrasında sahneyi ‘neden olmasın’ın yakın arkadaşı olan ‘ya olmazsa’ alıyor :)
Ben bazen hayal ettiğim şeyleri kendime bile söylemeye çekinirim. Çünkü ya olmazsa? Ya kendim bile gülersem kendi hayalime? Ama işte tam da bu yüzden önemli o hayaller. Çünkü insan, kendi iç sesiyle karşılaştığı an neye inandığını anlıyor. Ne istediğini, neyi özlediğini, hangi duyguda nefes aldığını fark ediyor.

Bir hayali kurmak, bir niyeti dile getirmek gibidir bence. Evrene sessizce bir çağrı yapmak gibi. 'Ben bunu istiyorum, içimde buna yer açtım, buna gönül verdim' demek gibi. Gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinden çok, onu hayal edebilmek zaten büyük bir adım. Çünkü hayal kurmak, içinde umut taşıyanların işidir. İçinde 'olabilir' ihtimalini hala barındıranların.
Hayalini kurduğun bir şeyin yıllar sonra gerçek olduğunu yaşadın mı? O gün gelene kadar onlarca şey değişir, başka yerlere gidersin, başka insanlar girer çıkar hayatına ama sonra bir bakmışsın, o hayalin bir gün gerçekleşmiş. Belki tam hayal ettiğin gibi değil, belki daha sade, belki daha farklı. Ama artık burada, bu günde. Her ne kadar farkında olmasan da sen bir zamanlar onun tohumunu ekmişsin. Kararların, yaklaşımların, tercihlerin, seçimlerin… Hepsi o hayalinin gerçekleşeceği güne hazırlamış seni.
Hayal kurmanın biraz da iç dünyamıza güvenmekle ilgili olduğunu düşünüyorum. Kendimize şunu demek gibi 'ben bunun olabileceğine inanıyorum.' Bu bazen küçücük bir şey bile olabilir. Yeni bir iş, bir yolculuk, uzun zamandır görüşmediğin biriyle yeniden karşılaşmak. Bazen bir hayat değişikliği, bazen sadece bir duygu. O kadar kıymetli ki, içten geçen her niyet, zamanla bir yol bulabiliyor kendine. Ama önce biz inanmalıyız.
Gerçekleşmeyecek şey hayal edilmez derken kastettiğim şey şu, belki tam o şekilde olmayacak ama onun bir karşılığı var. Bizi mutlu edecek, bizi dönüştürecek, bizi olduğumuz yerden bir adım ileri taşıyacak bir versiyonu var. Kimi zaman hayal ettiğimiz şeyin kendisi değil ama hissettirdiği şey hayatımıza sızar. Biz sadece ona hazırlık yapmış oluruz. Onu çağırmış, ona kalbimizde yer vermiş oluruz.
Bir şarkıyı dinlerken bazen gözümün önüne sahneler gelir. O an nerede olduğum değil, içimdeki görüntü önemlidir. Hayal gibi, film sahnesi gibi. Beni gülümseten, bazen de yüreğimi sızlatan. O an ne mi yapıyorum? Hiçbir şey. Sadece izin veriyorum. Kalbim ne hayal etmek istiyorsa o gelsin diye.

Dışarıdan çok sıradan bir gün gibi görünür belki. Kahveni alırsın, pencereye oturursun. Ama iç dünyanda neler yaşadığını kimse bilmez. Belki o an geleceğine bir pencere açmışsındır. Belki yıllar sonra dönüp baktığında o günü hatırlarsın. 'Her şey orada başladı' dersin.
İnsan hayal ettiği sürece canlı kalır, yaşadığını hisseder bence. Bazen en karanlık günlerinde bile bir hayalin olması seni ayakta tutar. Bir hedef değil bu. Bir umut... Bir ışık... Belki küçük ama varlığı bile yeter. Sana 'devam et' der gibi. 'Her şey geçer' der gibi.
İçinde başlayan bir duygu zihninde imgelediğin bir hayale dönüşürse, kim ne derse desin onu bastırma. Gerçekçi olmak güzeldir, doğru. Ama bazı zamanlarda o cümleyi bir kenarda tutmayı bilmeliyiz. Çünkü gerçekçilik çoğu zaman korkularla yan yana gezer. Hayal ettiysen cesaretin de vardır. Hayal etmek tamam, istediğin cesaret tamam, geriye sadece hayaline kulak vermek kalıyor.
Hayalini kurduğun şey belki de zaten senin yolundur. Belki henüz fark etmediğin bir yoldur ama o yol var. En kıymetli yanı da sen yürüdükçe o yol şekillenecek. Belki de düşündüğünden çok daha güzel olacak.
Lütfen bunu her zaman hatırla!
Mutlulukla kalın :)
Gizem Görhan Yağmur
Ekolojik Evim Yazarı
