Hayalleri Bırakmak Yok
- Gizem Görhan Yağmur

- 5 saat önce
- 3 dakikada okunur
Hayatın değişik bir mizacı var. Hepimize tanıdık gelen bu mizacı yaşamımızın bir noktasında yakaladık. Yakaladığımızı düşünürken belki de yakalandık. En sevdiği şey biz hazırlıksızken bizi yakalaması. Sen plan yaparken onun kendi içinde planlarının olması.
Hayatın kendi zamanlama anlayışına içten içe hayranlık duyuyorum. Her şey düzenlidir, neyin ardından neyin geleceği bellidir. Erteleme yapmak isterse daha iyi bir şeyle değiştirerek ertelemeyi tercih eder. Tercih eder diyorum çünkü seçimleri olduğuna inancım var. İnancım da görerek, yaşayarak deneyimleme üzerinden geliyor.
Hayatın kendi mizahına karşı her zaman cebimde taşıdığım bir şey var, ‘umut.’ Umut etmeye sımsıkı sarılırım. Benim mizacım da her şeye her zaman en iyi, en olur tarafından bakabilmek. Umut edebiliyorsam hala hayallerim var demektir.
Yaşama sevincim hayallerimin varlığından ileri gelir. Yaşam çok kıymetli bir armağan. Görmek, işitmek, dokunmak, tatmak, hissetmek… Yaşamın içinde olduğumuzu hatırlatan en değerli destekçilerimiz. Hepsinin bir oluşu bütünlüğün en güzel halini yaşatıyor.

Umudun çekmecende değil cebinde olsun her daim. Gittiğinde ulaşabileceğin yerde değil, senin olduğun her yerde varlığını korusun. Üzerinde taşımak bile sana inanılmaz bir kuvvet verecek, inanç verecek, hayallerini koruyacak.
Şimdi sırası değil, şartlar uygun değil gibi fısıltılar ben buradayım diyecek. Fısıltılara yüklediğin anlam kadar onları büyütürsün ya da küçültürsün. Unutmaman gereken en önemli nokta burası. Zihninin içinde fırtınalar oluşturmak isteyecek, olmayacak şeyleri sanki gerçekmiş gibi sana dayatmaya çalışacak. Bu noktaya geldiğini hissettiğin an kendine hatırlatman gereken çok değerli bir söz var. Hayalleri bırakmak yok.
Hayallerin, her şey yolundayken yaşamla kendi aranda kurduğun bir şey değil sadece. Hayaller, en çok zor zamanlarda nefes almamızı sağlayan bir aralık. Benliğinde yaşam alanı oluşturduğun en sessiz anlaşma.
Hepimiz en beklemediğimiz anlarda duraklara takılıyoruz. Dediğim gibi hayatın değişik bir mizacı var ve en beklemediğimiz anlarda bizi yakalamayı seviyor. Belki bir hastalık, bir ayrılık, bir kayıp, maddi veya manevi bir zorluk, bir hayal kırıklığı, bazen de sebepsiz hissettiğimiz yorgunluk.
Böyle anlarda yaptığımız ilk şeylerden biri ne oluyor? İçimize sığdıramadığımız hayallerimizden vazgeçmek. Neden hayallerimizi gözden çıkarıyoruz? Neden en kırılgan anlarımızda en kolay vazgeçtiğimiz şey hayallerimiz oluyor?

Ben bunun nedenini biliyorum sanırım. Yaşadığımız zor şeylerle birlikte dengede kalmayı başaramadığımız için kendimize olan inancımızdan vazgeçiyoruz. İnancımızı kaybederken hayallerimiz de beraberinde rengini kaybediyor.
Hayatın önüne koyduğu engeli görünce şimdi değil olarak düşünürsün ve hayallerini rafa kaldırırsın. Çoğu zaman koyduğun yere bakmaya cesaret bile edemezsin. Çünkü bakarsan canın yanacak gibi hissedersin. Görmezden geldiğinde daha kolay olur yokluğu kabul etmek.
Sana çok samimi bir şey söylemek istiyorum. Hayallerini görmek değil, asıl görmezden gelmek canını yakar.
Hayatın gerçekliği var, bunu kabul ediyorum. Sorumluluklarımız, mecburiyetlerimiz bu gerçekliği oluşturuyor ve ben bu konuda kesinlikle aksini söyleyemem. Ama gerçeklikler var derken hayallerimizi tamamen susturursak bir süre sonra içimizden gelen o tanıdık ses kısılmaya başlıyor. Hatta daha da ileri giderek yok olma noktasına gelebiliyor. Günü yaşıyoruz, gerçekliği yaşıyoruz ama içten içe eksiliyoruz da.
Hayalini gerçekleştirmek için belki doğru zaman şu an değil. Ama hayallerinden vazgeçmek için de doğru zaman değil. Hayalinin zamanını, sürecini değiştirebilirsin belki ama anlamını, önemini korumalısın.
Hayat bize bir şeyi çok net öğretiyor. Planlar bozulur, süreç uzar, yol ayrımları çıkar, duraklar fazlalaşır ama hayaller her ne olursa olsun kendini koruduğu müddetçe bir gün muhakkak gerçekleşir. Biz vazgeçmezsek hayallerimiz bizden vazgeçmez.

Hayaller çoğu zaman zor zamanlardan sonra anlam kazanır. Kalabalıkların azaldığı, önceliklerin değiştiği zamanlarda insanı ayakta tutan bir dayanak haline dönüşüyor hayaller.
Hala içinde bir hayalin varsa bitmemiş, seninle demektir. Hayallerin varsa umudun da vardır. Yavaşla, dinlen, yolunu bul ve hayallerini gerçekleştir.
Hiçbir hayal için geç değildir. Hayallerin bir tarihi, bir zaman aralığı yoktur. Geç kaldım denildiğini çok kez duydum. Ama ben hayallerin son gerçekleştirme tarihi olmadığına inandığım için hayal kurmaktan vazgeçmem. Kurduğumuz hayallerin hayatımızı daha yaşanılır hale getirdiğine inanıyorum.
Bu nedenle ne yaşarsak yaşayalım, şartlar zorlaşsa da yollar karışsa da yorgun hissetsek de hayallerimizi bırakmak yok. Bu cümleyi hayatının başucuna iliştir. Her zaman hatırlamak, kendine olan güvenini de geleceğe olan inancını da canlı tutacaktır.
Hayalleri bırakmak yok. Yaşamaya devam.
Mutlulukla kalın :)
Gizem Görhan Yağmur
Ekolojik Evim Yazarı




❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️
💙🫂
❤️🫶🌸
Hayalleri bırakmak yok 🥰