Hayatla Yeniden Anlaşma Vakti
- Gizem Görhan Yağmur

- 5 gün önce
- 3 dakikada okunur

Yeni bir yılın yeni sabahlarına her uyandığımda gökyüzünün mavi tonlarına bakmayı çok seviyorum. Gökyüzü de bizim gibi, uyanmış ama uykulu halleri hala üzerinde. Kızıl ve turuncu tonları renklendirmiş gözlerimizin ufka değdiği yerleri. Sanki gece boyunca sessizce yeniden şekillenmeye hazırlanmış gibi.
Her yeni bir gün yeni bir tazelik içeriyor. Önceki haline göre daha berrak, daha temiz. Derin bir nefes alıyorum. İçime dolan hava, yaşamın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor bana.
Yılın ilk sabahları bana her zaman temiz bir başlangıç duygusu hissettiriyor. Sanki kapağını yeni açtığım kocaman beyaz bir defter var önümde ve ben ne yazarsam o gerçekleşecekmiş gibi hissediyorum. Gerçekleşmesini dilediğim her şeyi hiç çekinmeden yazıyorum. Olur olmaz kısmına takılmıyorum, çünkü dileklerin ne zaman kabul olacağı ve gerçekleşeceği belli olmaz. Benim bakış açım ‘ya olmazsa’ değil, benim bakış açım ‘neden olmasın?’.
Neden olmasın diye düşündüğüm her anın ruhumda yarattığı heyecan ve huzurun anlamı öylesine çok ki. Kelimelere sığdırabilsem tarif etmek isterdim ama o duygunun, heyecanın, inancın tam anlamıyla ifade edilebileceği kelimeler yok. Ama kısaca şöyle diyebilirim; gerçekleşmesi için hayal ettiğim şeylerin gerçekleştiğini düşündüğümde gökyüzünün tamamını içime sığdırmış gibi hissediyorum.

Bugünden öncesine çok takılı kalmamak gerek, dünden itibaren geri sayım sadece anılardan ibaret. Yaşandı ve bitti. Değiştirme ihtimali yok. Öyleyse bugünden öncesini şefkatle kabul edip, yüzümüzü önümüze dönmeliyiz. Dönmeliyiz ki zorlu yanlarıyla öğretmiş olan adımları gülümseyerek hatırlamalı ve ileri doğru yol almalıyız.
Bu sabah kendime sessizce bir söz veriyorum. Bu yıl hiçbir şey için acele etmeyeceğim. Bir şeyleri oldurmak için kendimi zorlamayacağım. Yalnızca akışta olmayı, anda kalmayı, hayatın sunduğu küçük güzellikleri fark etmeyi seçeceğim.
Anda olduğumu hissedebilmek adına elime bir fincan kahvemi alıyorum. Parmak uçlarımda hissettiğim sıcaklığın içime yayılmasına izin veriyorum. Dışarıdaki yaşamı gözlemlerken içimdeki o ince ses bana sesleniyor, ‘işte yeniden başlıyoruz’.
Bir yılı daha geride bırakmak aslında biraz da kendi içimizdeki versiyonlarımızla vedalaşmak gibi. O yıl içinde üzüldüğümüz, sevindiğimiz, şaşırdığımız, kırıldığımız her şey birer iz bırakıyor üzerimizde. Ama her yeni yıl, bize yeniden başlama fırsatı veriyor. Vedalaştığımız versiyonlarımızın yerini yenileri almak için bekliyor. Kendimizi yeniden tanımlama, yeniden deneme, yeniden başlama cesareti…
Farkında değiliz belki de ama en çok ‘kendimize yeniden başlama izni vermeye’ ihtiyacımız var.
Yeni başlangıçlar büyük kararlar almak değil aslında, daha bilinçli yaşamak için bir hatırlatma. Belki daha az düşünüp daha fazla hissetmek için bir fırsat ya da sadece daha az plan yapmak ve daha çok akışa güvenmek için yeni oluşturulmuş bir alan.
Bu yıl, hayatın bana sunduklarını kontrol etmeye çalışmak yerine, bana anlatmak istediklerini anlamayı deneyeceğim. Çünkü evren sürekli bir mesaj verme halinde. Mesajları okuyabilmek için kontrol etme kısmından ayrılmalıyım diye düşünüyorum.
Bazen evrenin sessizliği de çok şey anlatır. İlla sesli, yüksek, büyük olmasına gerek yok. Sesin içindeki mesaj kadar sessizliğin içindeki mesajı da görebilmek önemli. Sessizliğin de bir sesi var.

Yılın ilk sabahlarında aynaya her baktığımda kendime şunu söylüyorum, “Sen elinden gelenin en iyisini yap, geri kalan yaşamın akışında artık”.
Dilerim bu yıl kendimize karşı daha nazik oluruz. Başkalarına gösterdiğimiz anlayışı kendimize de gösteririz. Yanlış yaptığımızda hemen yargılamak yerine anlamayı deneriz. Bir şeyleri ertelediğimizde suçluluktan önce şefkat duyarız. Denediğimiz şey için kendimize ‘olmadı’ demek yerine ‘belki zamanı değildi’ demeyi öğreniriz.
Yeni bir yıl, sadece bir tarih değişimi olarak düşünülmemeli. Yeni bir yıl, yeni bir bakış açısıdır, yeni bir farkındalık halidir. Kendi içindeki çatışmalarla barışmanın, hayatla yeniden anlaşmanın vaktidir.
Ben yeni yıldan şöyle bir mesaj aldığıma inanıyorum; ‘Ne yaşarsan yaşa, yeniden başlayabilirsin’.
Bu sabah sadece sessizce oturup dışarıyı izlemek istiyorum. Ağacın dallarında kalan son birkaç yaprağı izlemek, camda oluşan buhara gülen yüz çizmek, aydınlanan gökyüzüyle birlikte ben de aydınlanmak istiyorum.
Ağacın dallarında gördüğüm o tek tük yapraklar bana yaşamın kendi içinde bir ritmi olduğunu hatırlatıyor. Dallardan düşen yaprakların yerinde yeniden filizlenmeler başlayacak.
Her şey yeniden doğar. Biz de doğa gibiyiz, kıştan sonra her zaman bahar gelir ve bunu bilmek yeniden doğmak için bekleyen çoğu insana umut verecek.
Bu yıl, kalbimin yönünü umut tarafına çevirmek istiyorum. Daha fazla gülmek, daha çok sevmek, daha çok şükretmek, kendimle barış içinde içten gelen bir huzurla yaşamak, hayatın sürprizlerine açık olmak, her günü bir armağan gibi hissederek yaşamak istiyorum.
Yeni yılın ilk sabahlarında içimden geçen tek bir cümle var; ‘Güzel şeyler olacak’.
İnanırsan olur. Ben inanıyorum.
Mutlulukla kalın :)
Gizem Görhan Yağmur
Ekolojik Evim Yazarı




Merhaba canım bence yeni yazın çok güzel olmuş Yeni yılda yeniden yeni başlangıçların çok güzel bir anlatımı olmuş. Bu yazında da diğer yazılarında oldukları gibi yenilenmeyi, yeniden başlamayı hep yeni başlamanın Yeni umutlar, yeni sevinçler ve yeni yaşanması gerek olan hikayeler için çok iyi bir başlangıç olması gerektiğini , çok iyi vurgulamışsın. Umarım bu yeniden ,yenilenmeler hepimiz için ve ailelerimiz için sağlıklı olur. Ve ben bu güzel düşüncelerinin elbette güzel meyvelerini alacağına inanıyorum. Unutma seni ve aileni çok seviyoruz 🙏🏻