top of page

Zihnin Gürültüsünü Susturmak: Aşırı Düşünme (Overthinking) Tuzağından Nasıl Kurtulursunuz?

Aşırı Düşünme (Overthinking) Tuzağından Nasıl Kurtulursunuz?

Odanın sessizliğinde saatin düzenli tıkırtısını duyuyorsun. Battaniyenin ağırlığı üzerinde, bedenin yorgun ama zihnin sanki az önce maratona başlamış gibi. Gece başını yastığa koyduğunda, gün içinde yaşanan sıradan bir diyaloğu bininci kez baştan kuruyor ya da henüz yaşanmamış bir geleceğin felaket senaryolarını yazıyorsun. Zihin, durdurulması imkansız bir çark gibi dönüyor. Yalnız değilsin; bu gürültülü döngü birçok insanın uykusunu, huzurunu ve şimdiki anını sessizce çalıyor.


Aşırı Düşünme (Overthinking) Nedir?


Aşırı düşünmek, zihnin geçmişin tozlu raflarında "geviş getirmesi" veya geleceğin belirsizliğinde kaybolmasıdır. Bu, sadece bir konuyu analiz etmek değil; düşüncelerin içinde hapsolup hareket edemez hale gelmektir. Bugün 25-35 yaş arasındaki her dört kişiden üçü yani bu yaş grubunun %73'ü bu zihinsel labirentin içinde yolunu arıyor. Bu istatistiksel bir veriden öte, modern yaşamın hepimizi içine çektiği ortak bir gerçeklik.


Zihnimizdeki bu yoğun trafik, aslında iki temel kaynaktan beslenir: Her şeyi kontrol etme arzusu ve belirsizliğe duyulan direnç. Geleceği her detayıyla planlayarak kendimizi güvende hissetmeye çalışırız. Oysa bu çaba, bizi daha çok kaygıya sürükler.


Düşüncelerimiz, zihnimizin bize durmadan anlattığı hikayelerden ibarettir. Bu analizlerin, tekrarların ve kurguların altında yatan tek bir gerçek duygu vardır:

Sadece korku.


Hata yapmaktan, eksik kalmaktan ya da yargılanmaktan korktuğumuzda, zihnimiz bir savunma mekanizması olarak vites yükseltir. Ancak bu hikayelerin altına "sadece korku" etiketini yapıştırdığımızda, onların üzerimizdeki otoritesi de sarsılmaya başlar.


Aşırı Düşünme (Overthinking) Tuzağından Nasıl Kurtulursunuz?

Fazla Düşündüğünüzü Nasıl Anlarsınız?


Zihninin bir labirente dönüştüğünü şu işaretlerden anlayabilirsin:


  • Geçmişteki anıları bir film şeridi gibi başa sarıp belli anlara takılı kalmak.

  • Her durum için "ya şöyle olursa" diyerek bitmek bilmeyen planlar üretmek.

  • Zihnindeki seslerin şiddetinden dolayı uykuya dalmakta zorlanmak.

  • Basit bir karar verirken bile olasılıklar arasında boğulup hareketsiz kalmak.

  • Endişe eşliğinde bir düşünceden diğerine hızla atlamak.


Zihni Sadeleştirme Pratikleri

Zihnini sadeleştirmek, düşünceleri yok etmek değil, onlarla olan ilişkini değiştirmektir. Şu adımları takip ederek alanı temizleyebilirsin:


Sınırlar Koyun Düşünceleri bastırmak onları daha çok besler. Bunun yerine onlara bir alan aç. Gün içinde kendine 15 dakikalık bir "düşünme süresi" tanı. Bu sürede düşüncelerini mutlaka kağıda dök. Kalemi kağıda değdirdiğinde, zihnindeki soyut canavarlar somut ve başa çıkılabilir maddelere dönüşür. Süre bittiğinde defteri kapat ve o alandan fiziksel olarak uzaklaş.


Mükemmeliyetçilikle Vedalaşın Her kararın hatasız, her adımın kusursuz olması gerektiği inancı zihni yoran en büyük yüktür. Kusurlarını ve insani hatalarını kabul ettiğinde zihnin esner. Mükemmel olma zorunluluğunu bıraktığında, aşırı düşünme ihtiyacı da kendiliğinden azalır.


Düşünceleri Sorgulayın Zihnin sana bir felaket senaryosu anlattığında, bir dedektif gibi ona şu soruları sor:


  • Bu düşünce şu anki gerçekliğimi yansıtıyor mu?

  • Bunu destekleyen somut bir kanıtım var mı?

  • Sadece varsayımlara dayanarak hızlı bir sonuca mı varıyorum?

  • En kötü senaryo nedir ve gerçekten başa çıkılamaz mı?

  • En iyi senaryo ne olabilir?

  • En olası, en gerçekçi sonuç nedir?


Aşırı Düşünme (Overthinking) Tuzağından Nasıl Kurtulursunuz?

Şimdiki Ana Dönün Zihin çok hızlandığında rotayı bedenine çevir. Derin ve yavaş nefesler al. Omuzlarındaki, yüzündeki ve karnındaki gergin kasları fark edip serbest bırak. Dikkatini hemen şu an çevrende olan güzel bir detaya ver; süzülen bir ışık, bir fincan çayın sıcaklığı ya da sevdiğin bir eşyanın dokusu. Zihnini, o an yaptığın hoş bir aktiviteye odaklayarak döngüden çıkar.


Güvenmeyi Seçmek


Zihnin seni yine o labirente çekmeye çalıştığında dur ve kendine bir mantra fısılda: "Mesele değil." Hayat belirsizliklerle doludur ve biz her şeyi önceden bilemeyiz. Ancak ne olursa olsun, karşımıza çıkanla başa çıkabilecek güce ve esnekliğe sahibiz. Kendine ve hayatın akışına güvenmeyi seç. Labirentten çıkışın anahtarı, her şeyi çözmekte değil; bazı şeylerin çözülmeden kalmasına izin vermektedir. Nefes al, gevşe ve hatırla: Aslında hiçbir şey zihninin iddia ettiği kadar büyük bir mesele değil.


Zeynep Derin Köseoğlu

Ekolojik Evim Yazarı



Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page